9 Temmuz 2011 Cumartesi



bir dilim kek ve bir fincan bitki çayı. Böyle başladım dokuzu sabahına.
Bugün kendimi diğer günlerden daha farklı hissediyorum. Nedenini bilmiyorum. Bilmekte istemiyorum. Hiç bir şeyin keyfimi kaçırmasını da istemiyorum artık.
Kara kuru düşüncelerden de vazgeçtim bugün. Artık mantıklı düşüncem.
3-5 mesajlaştığım arkadaşım var. Dünden beri mesaj atmadım onlara. Anladım ki ben mesaj atmayınca onlarda atmıyor. hay hay. Hep ben atacak değilim ya. hele birisi var sorulardan nefret etmesine karşın yinede konuşmak istiyor. Ben  anlamadım ki arkadaş soru sormadan karşılıklı konuşma nasıl olur diye. neyseeee.
Bu gerekli gereksiz konularla günümü mahfetmek istemiyorum.
Çok garip ama dün geceden beri bir kuş ötüp duruyor. İlk başlarda sinir oldum. Gecenin bir vakti kafayı mı yemiş bu kuş yoksa eceline mi susamış. O ötmeye devam etti öttükçe beynimdeki saftirik düşüncelerden kurtulduğumu anladım. Tüm işe yaramaz benliğimi alıp yerine yeni bir ben koyuyordu. Bu değiş tokuş işlemini ben uyanmadan tamamlamış olmalı ki dokuzu sabahına umutla uyandım.

Geçmişteki hayallerimde yer alan arkadaşlar. Artık kendinize yeni bir hayal içinde yer arayın. Bir kaç hayalim dışında geçmiş hayallerimin hepsini çöpe bastım.  O bir kaç hayalimde beni buraya kadar getirmiş olanlar. Onların içinde sadece iki kişi yer aldı. biri ben diğeri de O.  Bugünden sonra kuracağım hayallerimin içinde de yer alacak.  Şuanda burada olsaydı bir dilim kekimi ve bir fincan çayımı onunla paylaşmıştım bile.

Bugün güzel bir gün. güneşli, rüzgarlı. bugün benim günüm yarınlara umutlu.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Not: Yalnızca bu blogun üyesi yorum gönderebilir.